Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
square pole
attack formation
cuentas alegres
cementation zone
multi-drop
write time
single-cross
correction amount
studding
Sud
computer interfaces
equating
systems integrator
integrated management model
for effect
external corner
systematic name
flat sedge
franges
pedon
simple time
witing
intermediate condition
Compensation depth
cane gum
keep something on
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historia
Frases
Significados de
"keep something on"
en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
keep something on
v.
bir şeyi kullanmaya devam etmek
Significados de
"keep something on"
con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
keep something on the back burner
v.
sonra çalışmak üzere şimdilik ertelemek
2
General
keep something on the back burner
v.
daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak
3
General
keep on the left side of something
v.
bir şeyin solundan gitmek
4
General
keep on the left-hand side of something
v.
bir şeyin solundan gitmek
5
General
keep on the left-hand side of something
v.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
6
General
keep on the left side of something
v.
bir şeyin solunda kalmak/olmak
7
General
keep something on the agenda
v.
bir şeyi gündemde tutmak
Phrasals
8
Phrasals
keep on someone about something
v.
başının etini yemek
9
Phrasals
keep on someone about something
v.
birine sürekli olarak birşeyi yapmasını hatırlatmak
10
Phrasals
keep on top of something
v.
bir şeyden (gelişmeler vb) haberdar olmak
11
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapması için dırdır etmek
12
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine sürekli bir şeyi yapmasını hatırlatmak
13
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
başının etini yemek
14
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birinin bir şeyi yapmasını sürekli hatırlatmak
15
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birini bir şeyi yapması için sürekli teşvik etmek
16
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birini çalıştırmaya devam etmek
17
Phrasals
keep on something
v.
bir şeyin üzerinde kalmak
18
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birinin düşmeden bir şeyin üstünde durmasını sağlamak
19
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birinin bir şeyin üzerinde kalmasına yardım etmek
20
Phrasals
keep on something
v.
düşmeden bir şeyin üstünde durmak
21
Phrasals
keep on something
v.
bir şeyle yakından ilgilenmek
22
Phrasals
keep on something
v.
bir şeye dikkatini vermek
23
Phrasals
keep on something
v.
bir şeyin başında durmak/tepesinde dikilmek
24
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birinin başının etini yemek
25
Phrasals
keep someone on (something)
v.
birini çalışan olarak tutmaya devam etmek
26
Phrasals
keep on someone (about something)
v.
birine bir şeyi yapması için sürekli dırdır etmek
27
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyi) azimle/ısrarla devam ettirmek
28
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir konuda birinin) peşini bırakmamak
29
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir konuda birini) sürekli sıkıştırmak/dürtmek
30
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir konuda birini) sürekli motive etmek
31
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(birini bir konuda) sürekli teşvik etmek
32
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyde) azimli/kararlı olmak
33
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyi) devam ettirmek
34
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(birinin bir şeyi) yapmasını sürekli hatırlatmak
35
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(birinin bir konuda) başının etini yemek
36
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeye) devam etmek
37
Phrasals
keep on with (something)
v.
(bir şeyi) sürdürmek
38
Phrasals
keep on (one) about (something)
v.
(bir şeyi) yapması için (birine) dırdır etmek
Colloquial
39
Colloquial
keep on about something
v.
lafı uzatmak
40
Colloquial
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birinin üstüne varmak/gitmek
41
Colloquial
keep on about something
v.
kafa ütülemek
42
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birine/bir şeye yüklenmek
43
Colloquial
keep on about something
v.
kafa açmak
44
Colloquial
keep on about something
v.
kafa şişirmek
45
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birinin/bir şeyin üstüne varmak
46
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birinin/bir şeyin başının etini yemek
47
Colloquial
keep on about something
v.
lafı sündürmek
48
Colloquial
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birinin başının etini yemek
49
Colloquial
keep on about something
v.
bıktırana kadar konuşmak/anlatmak
50
Colloquial
keep (going) on at someone or something
v.
birinin/bir şeyin üstüne gitmek
Idioms
51
Idioms
keep one's finger on the pulse of something
v.
nabzını tutmak
52
Idioms
keep something on an even keel
v.
bir şeyi dengede tutmak
53
Idioms
keep something on its feet
v.
birşeyi ayakta tutmak
54
Idioms
keep harping on something
v.
dönüp dolaşıp aynı şeyi anlatmak
55
Idioms
keep harping on something
v.
aynı şeyleri tekrarlayıp durmak
56
Idioms
keep harping on something
v.
dilinden düşürmemek
57
Idioms
keep harping on something
v.
diline dolamak
58
Idioms
keep harping on something
v.
şikayet edip durmak
59
Idioms
keep a lid on something
v.
bir şeyin yayılmasını/gelişmesini engellemek
60
Idioms
keep a weather eye on something
v.
(bir durum hakkında) gözünü dört açmak
61
Idioms
keep one eye on something
v.
bir gözü (dikkati) başka bir şeyde olmak
62
Idioms
keep someone's attention fixed on something
v.
birinin dikkatini bir şeyin üzerinde sabit tutmak
63
Idioms
keep close tabs on (someone or something)
v.
(birini veya bir şeyi) izleyip durmak
64
Idioms
keep close tabs on (someone or something)
v.
(birini veya bir şeyi) sürekli gözlem altında tutmak
65
Idioms
keep close tabs on (someone or something)
v.
gözünü üstünden ayırmamak
66
Idioms
keep close tabs on (someone or something)
v.
göz hapsine almak
67
Idioms
keep close tabs on (someone or something)
v.
her hareketini gözlemlemek
68
Idioms
keep close tabs on (someone or something)
v.
(birini veya bir şeyi) yakından takip etmek
69
Idioms
keep on about something
v.
kafa şişirmek
70
Idioms
keep on about something
v.
baş şişirmek/kafa açmak
71
Idioms
keep on about something
v.
kafa ütülemek
72
Idioms
keep on about something
v.
vır vır etmek
73
Idioms
keep on about something
v.
lafı uzatmak
74
Idioms
keep (going) on about (something)
v.
(biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
75
Idioms
keep (going) on about (someone or something)
v.
lafı uzatmak/kafa ütülemek/baş şişirmek
76
Idioms
keep (going) on about (someone or something)
v.
vır vır etmek
77
Idioms
keep (going) on about someone or something
v.
vır vır etmek
78
Idioms
keep (going) on about (something)
v.
papağan gibi konuşmak
79
Idioms
keep (going) on about (something)
v.
(biri ve bir şey hakkında) kafa ütülemek
80
Idioms
keep (going) on about (someone or something)
v.
papağan gibi konuşmak
81
Idioms
keep (going) on about someone or something
v.
(biri ve bir şey hakkında) lafı uzatmak
82
Idioms
keep (going) on about someone or something
v.
(biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
83
Idioms
keep (going) on about someone or something
v.
(biri ve bir şey hakkında) kafa ütülemek
84
Idioms
keep (going) on about (something)
v.
(biri ve bir şey hakkında) lafı uzatmak
85
Idioms
keep (going) on about (something)
v.
vır vır etmek
86
Idioms
keep (going) on about (someone or something)
v.
(biri ve bir şey hakkında) hiç durmadan konuşmak
87
Idioms
keep (going) on about someone or something
v.
papağan gibi konuşmak
88
Idioms
keep a beady eye on (someone or something)
v.
gözünü (birinin/bir şeyin) üstünden ayırmamak
89
Idioms
keep a beady eye on (someone or something)
v.
gözü (birinin/bir şeyin) üstünde olmak
90
Idioms
keep a beady eye on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) dikkatle/yakından takip etmek
91
Idioms
keep one's beady eye on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) dikkatle/yakından takip etmek
92
Idioms
keep a beady eye on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakından izlemek
93
Idioms
keep one's beady eye on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakından izlemek
94
Idioms
keep one's beady eye on (someone or something)
v.
gözünü (birinin/bir şeyin) üstünden ayırmamak
95
Idioms
keep one's beady eye on (someone or something)
v.
gözü (birinin/bir şeyin) üstünde olmak
96
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sıkıca tutmak
97
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
sürekli (birine/bir şeye) değinmek
98
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakın markaja almak
99
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakın markajına almak
100
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
dönüp dolaşıp (birinden/bir şeyden) bahsetmek
101
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sıkıca yakalamak
102
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) şikayet edip durmak
103
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
sürekli (biri/bir şey) hakkında dert yanmak
104
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
sürekli (birinden/bir şeyden) söz etmek
105
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sıkı kontrol altına almak
106
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
(biri/bir şey) hakkında aynı şeyleri tekrarlayıp durmak
107
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sıkıca kavramak
108
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
sürekli (birinden/bir şeyden) bahsetmek
109
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sıkı sıkı tutmak
110
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
sürekli (birinden/bir şeyden) yakınmak
111
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
sürekli (birinin/bir şeyin) lafını etmek
112
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) diline dolamak
113
Idioms
keep harping on about (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) dilinden düşürmemek
114
Idioms
keep a firm grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sıkı denetim altına almak
115
Idioms
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birinin başının etini yemek
116
Idioms
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birini sıkboğaz etmek
117
Idioms
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birinin üstüne gitmek/varmak
118
Idioms
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birinin ensesinde boza pişirmek
119
Idioms
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birini eleştirmek
120
Idioms
keep on at somebody (to do something)
v.
(bir şey yapması için) birini üstelemek
121
Idioms
keep (a) close watch on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakın markaja almak
122
Idioms
keep (a) close watch on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) gözetim altında tutmak
123
Idioms
keep (one's) eyes on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bakar olmak
124
Idioms
keep (a) close watch on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakından izlemek/takip etmek
125
Idioms
keep (one's) eyes on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) dikkat etmek
126
Idioms
keep (a) close watch on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakın markajına almak
127
Idioms
keep (a) close watch on (someone or something)
v.
gözü (birinin ya da bir şeyin) üstünde olmak
128
Idioms
keep (a) close watch on (someone or something)
v.
(birine ve bir şeye karşı) gözünü dört açmak
129
Idioms
keep (one's) eyes on (someone or something)
v.
gözü (birinin/bir şeyin) üstünde olmak
130
Idioms
keep (one's) eyes on (someone or something)
v.
gözünü (birinden/bir şeyden) ayırmamak
131
Idioms
keep a tight grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakın markaja almak
132
Idioms
keep (something) on the hush-hush
v.
(bir şeyi) sır olarak tutmak
133
Idioms
keep (one's) mind on (something)
v.
düşüncelerini (bir şey) üzerinde yoğunlaştırmak
134
Idioms
keep a close eye on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bakar olmak
135
Idioms
keep an eye on (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) gözünü ayırmamak
136
Idioms
keep (one's) mind on (something)
v.
(bir şey) üzerinde yoğunlaşmak
137
Idioms
keep one's an eye on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) dikkat etmek
138
Idioms
keep a tight rein on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yakın markajına almak
139
Idioms
keep one's an eye on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bakar olmak
140
Idioms
keep (something) on the hush-hush
v.
(bir şeyi) kimseye söylememek
141
Idioms
keep (something) on the hush
v.
(bir şeyi) sır olarak tutmak
142
Idioms
keep (something) on the hush-hush
v.
(bir şeyi) gizli tutmak
143
Idioms
keep (something) on the down low
v.
(bir şeyi) sır olarak tutmak
144
Idioms
keep (one's) mind on (something)
v.
(bir şeyi) aklından çıkarmamak
145
Idioms
keep an eye on (someone or something)
v.
gözü (birinin/bir şeyin) üstünde olmak
146
Idioms
keep a close rein on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sürekli/yakından izlemek
147
Idioms
keep (something) on (its) feet
v.
(bir şeyi) çalışır halde tutmak
148
Idioms
keep half an eye on (someone or something)
v.
bir gözü başka (birinde/bir şeyde) olmak
149
Idioms
keep a tight rein on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) sıkı markaj altına almak
150
Idioms
keep a tight grip on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) kontrol altından tutmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of keep something on
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy